25 Nis 2013

DAMLAYA DAMLAYA GÖL OLUR


Bu hafta İstanbul güneşle arasını düzeltti. Baharın geldiğini yeni yeni hissediyoruz desem yalan olmaz.
Bu havalarda kapalı biryerde çalışmak çok hoş olmasada yine de şükür diyoruz. Öğle yemeklerinde hoppp açık havaya atıyorum kendimi. Akşamlarıda eve gider gitmez Tontiş ile bahçeye top oynamaya. Babası ile oynayamazsa karşı takım olarak ben çıkıyorum beyzadenin karşısına. Ben bitiyorum ama o hala ilk dakiakalrmış edası ile oynuyor. Ve her akşam eve ağlayarak yada bir sonraki akşam için pazarlık yaparak giriyoruz:)


Para kesesi

Tontişimle geçirdğimiz zamanlardan kalanlarda ise kendimce bir iki işe el atıyorum.  Geçen hafta yaptığım matruşka şal aplike olarak bitti, ama bana biraz boş geldi:)
Şimdi acaba boşlukları nasıl doldursam hesaplarındayım.

Divitin aşkı bu sefer kese ile bütünleşti. Mini bozuk para kesesi diktik, kendileri beş dakikada bittiği için de ayrıca mutlu olduk:
Şimdi evde elimize geçen bozukluğu cukka yapıyoruz.
İçerisinde çil çil altın varmış hissi veriyor:) Çil çil altınlarımız olmasada  damlaya damlaya göl olur diyerek paralarımızı topluyoruz.

Herkese refaha erecek kadar para, güzel sağlıklı günler diliyorum.

2 yorum:

Nurdan Kanber dedi ki...

Pazenlerin kullanım alanın genişlediğini gördükçe keyfim katlanıyor.

Bereketli olsun bu bizden! para kasesi...

Sevgiler

Harikalar Atölyesi dedi ki...

Sevgili Nurdan Hanım; bayılıyorum bu pazenlere divitinlere. sanırım sizlerinde desteği ile çokk işler yapılacaktır.